Bu makale Fransa ve Brezilya'nın ortak bir çalışması olan, 'cinsel saldırganlık (aggression sexuelle) ve kendine yönelik saldırganlık' (scarifications) sergileyen ergenlerin ruhsal süreçlerinin nasıl işlediğini karşılaştıran bir araştırmanın sonuçlarını sunmaktadır. Bu araştırma, ergenler farklı çerçevelerde bir araya getirilerek yapıldı ve projektif testler (Rorschach, TAT) uygulandı. Çalışmamız dürtüsel uyarılmaların (temsiller/duygulanımlar) tedavisini ve kimliksel sorunsalı merkeze alıyoruz. Her iki grupta da olan kimliksel-narsistik kırılmalar temelinde, iki grupta saldırgan dürtülerin farklı işleyişleri olduğunu görüyoruz. Kendini yarayalanlar, kendine yönelme/dönüş bir ötekine saldırmanın zorluğunu gösteriyor ve bu yüzden kendine yönelik bir saldırganlık sergiliyor. Cinsel saldırganlarda ise kendilik/öteki karışıklığı ortaya çıkıyor ve öznelleştirilememiş kendilik parçaları nedeniyle bir ötekine saldırganlık gerçekleşiyor. Kendini yaralayanlar depresif duygulanımları oldukça belirgin bir şekilde gösterirken, cinsel saldırganlar depresiflikten kaçılan narsisistik-manik bir durum gösteriyor.